Son haberler
İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Pestisit! Zehir mi, ilaç mı? Uzmanlar anlattı

Kayseri’de bir çocuğun yediği nardaki pestisitten dolayı hayatını kaybetmesi gıda güvenliğini tartışmaya açtı. Uzmanlar, Bakanlığın yasaklı pestisit kullanımını daha sıkı denetlemesini istiyor.

Pestisitler kimilerine göre tarım ilacı, kimilerine göre ise tarım zehri… Kullanım amacı sebze ve meyveleri böcek ve haşere gibi istenmeyen varlıklardan uzak tutmak. Fakat pestisitlerin insanlara da zararları var.


Gıda Mühendisi Bülent Şık, “Pestisitler büyük bir çoğunluğu zehirli olan kimyevi maddelerdir. Tarımsal üretimlerde yetiştirilen gıdalarda kalıntı bırakır. Biz bu gıdaları yediğimiz zaman kalıntıları bünyemize almış oluruz” diye anlatıyor.

DW Türkçe’den Batu Bozkürk’e konuşan Şık; pestisitlerin kalp, karaciğer, böbrek gibi hedef bir organa ya da endokrin ve üreme sistemine zarar verebileceğini söylüyor. Şık, ayrıca çocuklarda nörolojik gelişim bozukluklarıyla birlikte hematolojik hastalıkların, çocukluk çağı kanserlerinin pestisite bağlı gelişebileceğini ifade ediyor.

“Yasaklı pestisitler toplatılmıyor”

Bu zararları önlemek adına dünyada ve Türkiye’de pek çok pestisitin kullanımı yasak. Tarım ve Orman Bakanlığının paylaştığı verilerde Türkiye’de 213 yasaklı pestisitin olduğu görülebiliyor.


Fakat bu pestisitlerin yasaklanması, kullanımının bittiği anlamına gelmiyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tarım Komisyonu üyesi Rıdvan Turan, “Tarım ilaçlarının satıldığı yere gidin, ‘Bahçemde böcek var, kırmızı örümcek var, bana ne önerirsiniz’ deyin. Oradaki satıcı çıkartacak size yasaklı olan klorpirifos verecektir. Bizim bu kadar rahatlıkla ulaşacağımız yasaklı bir ilaçtan Bakanlığın haberinin olmaması inandırıcı mı?”

“İstense on günde halledilir”

Bülent Şık da özellikle beş yıl önce yasaklanan klorpirifosun kullanımının hâlâ yaygın olduğuna dikkat çekiyor. Önlenmesinin aslında kolay olabileceğini ifade ediyor:

“Tarım zehirleri sadece yetkili marketlerde satılır. Satışı denetlenir bunların. Bu bayilerin yeri, adresi belli. Hepsi Bakanlıkta kayıtlıdır. Bir toplatma kararı aldığınızda il ve ilçe müdürlüklerine yazı yazarsınız, ‘Şu bayilerden toplayın’ dersiniz. Bir haftada, en fazla on günde bitecek bir iştir.”

Kayseri’de iki yıl önce 4 yaşındaki Saliha Çakır da yediği narın içerisindeki pestisitler nedeniyle yaşamını yitirdiği Adli Tıp raporu sonrası ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu’nun raporunda narlarda beş ayrı pestisit bulunduğu yazıyordu. Bunların ikisi yasaklı listesindeydi.

Hem Turan hem Şık, başka acılar yaşanmadan Bakanlığın yasaklı pestisitlerin toplanması için adım atmaya çağırıyor.

“Pestisitten yılda 200 bin ölüm”

Peki eldeki veriler ne söylüyor?

Birleşmiş Milletler’in 2017 raporuna göre her yıl tahmini 200 bin akut zehirlenme ölümünden pestisitler sorumlu. Uzun vadeli zehirlenmeler ise bu tabloya dahil değil.

Türkiye’ye bakıldığında ölümlerle ilgili veri bulunmuyor. Fakat bazı bilgilere ulaşabilmek mümkün. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2020 yılında tarımda yaklaşık 54 bin ton pestisit kullanıldı. Bu, 2018’de 60 bin tonla zirveyi görmüştü.

Uluslararası çevre örgütü Greenpeace’in 2020 yılında hazırladığı “Soframızdaki Tehlike: Pestisit” raporunda da önemli bulgular var. Bunlardan en dikkat çekeni, beş zincir market ve bir semt pazarından alınan toplam 90 domates, salatalık ve yeşil biberin 14’ünde yasaklı pestisit bulunması.

Türkiye pestisit satışında 4’üncü sırada

Türkiye ile ilgili veriler Avrupa Birliği’nde de yer alıyor.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2019 yılı satış verilerine göre Türkiye pestisit satışında dünyada İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından dördüncü sırada yer alıyor. Birlik, pestisit satışlarının tarımdaki pestisit kullanımı için bir gösterge olduğunu ifade ediyor.

Bunun dışında Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi’nin (RASFF) 2020 yılı raporuna göre Türkiye’den gelen sebze ve meyveler ile ilgili 190 kez pestisit kalıntısı bildirimi yapıldığı ifade ediliyor.

Bülent Şık bununla bağlantılı olarak bir örnek veriyor: “Klorpirifos Avrupa’ya 2020 yılında ihraç ettiğimiz ürünlerin aşağı yukarı yüzde 11’inde var. Bu çok yüksek bir orandır.”

Saliha Çakır’ın pestisit nedeniyle ölümünü Meclis gündemine veridği soru önergesiyle taşıyan Rıdvan Turan da bununla ilgili olarak “Siz denetleneceğini ve geri gönderileceğini bilmenize rağmen Avrupa Birliği’ne dahi böyle gönderiyorsanız, acaba iç tüketime sunduğunuz bu yeşil sebzelerde ne var?” yorumunu yapıyor.

“Çözüm agro-ekolojik temelli tarımsal üretim”

Bülent Şık yasaklı olsun olmasın, pestisitlerin yüzde 99’unun insan sağlığına zarar verdiğini ifade ediyor. “Çözüm ne?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

“Ülke genelinde agro ekolojik temelli tarımsal üretim programına geçmek. Tarımda kimyasal kullanımını azaltan, doğa dostu, çevre dostu yöntemleri bir kamusal programla uygulamaya koymak. Bununla ilgili literatür çok geniş. Ancak bu bir programdır ve siyasi irade gerektirir.”

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın