Son haberler
İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Emniyet genelgesine ‘özel hayatın gizliliği’ gerekçesi!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tartışma yaratan genelgesini “özel hayatın gizliliği” ile savundu.

İçişleri Bakanı Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan ve ’emniyet personeli görevini yaparken’ cep telefonu ile ses ve görüntü kaydı alanların engelleneceği yönündeki genelgenin Anayasa’ya aykırı olmadığını söyledi.


CNN Türk canlı yayınına katılan Bakan Soylu, tartışma yaratan genelgenin Anayasaya aykırı olmadığını söyledi. Soylu ayrıca, genelge kapsamındaki yasağın basın için söz konusu olmadığını belirtti. Soylu, şu ifadeleri kullandı:

Kişisel Verileri Koruma Kurulu var. Bu kuruldan değerlendirme almadan adım atmayız. Anayasa’nın 27. maddesi kişi hakkındaki özel hayatın gizliliğini ortaya koyar. Kesinlikle Anayasa’ya aykırılık söz konusu değil. Genelge Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesidir.

Basın özgürlüğünü engeller mi? Engellemez. Orada basın özgürlüğü ile ilgili herhangi bir durum söz konusu değildir. Basın çekebilme hakkına sahiptir. Kişinin rızası olmadan bırakın polis memurunu, normal bir vatandaşın da telefonla kameraya kayda alamazsınız.”


Emniyet genelgesi: Ses ve görüntü alınmasına yasak

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, protesto gösterileri sırasında ses ve görüntü alınmasını yasaklayan Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesini paylaştı.

TGC: GAZETECİLİĞİ DEĞİL, ŞİDDETİ ENGELLEYİN

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün “Polislerin görüntülerinin alınmasını yasaklayan” genelgesine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden tepki geldi. Açıklamada, “Anayasal bir hak olan basın özgürlüğü yine engellenmiştir” denildi.

Açıklamada şu görüşler yer aldı:

“İktidarlar Covid 19 salgınıyla mücadele ederken hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, basın ve düşünceyi ifade özgürlüklerine de bağlı kalmak zorundadırlar.

Demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından birisi, halkın haber alma hakkına eksiksiz hizmet edebilen özgür basındır. Medya kuruluşlarının yüzde 90’ının iktidarın denetimi altında olduğu, 12 bin gazetecinin işsiz bırakıldığı, yazdıkları ve düşünceleri nedeniyle haklarında binlerce dava açıldığı, 43 gazetecinin hapishanede olduğu Türkiye’de özgür bir basından söz edemiyoruz.

İktidar denetimi altında olmayan az sayıdaki bağımsız gazete, Basın İlan Kurumu’nun resmi ilan kesme cezalarıyla, televizyon kanalları ise RTÜK’ün yayın durdurma ve para cezalarıyla baskı altında tutulmaya çalışılmaktadır.

İktidar ile ortaklarının kamu yararına olmayan faaliyetlerini haberleştiren gazeteciler, hedef gösterilmekte, evlerinin, iş yerlerinin önünde saldırıya uğramakta, saldırganlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Bakanlar sosyal medya hesaplarından gazeteleri, gazetecileri tehdit etmeyi sürdürmektedir.

Son olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesiyle 1 Mayıs’ta polisleri kaydeden kişilerin engellenmesi ve haklarında adli işlem yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda 1 Mayıs eylemlerini takip eden gazetecilerin görüntü alması polis tarafından engellenmeye çalışılmış, meslektaşlarımızın zorla telefonlarına, kameralarına el konulup görüntüler sildirilmiştir. Bu genelge Anayasa’ya aykırıdır. Anayasal bir hak olan basın özgürlüğü yine engellenmiştir.

İktidarın özgürlükleri çoğaltacağı iddiasıyla açıkladığı her reform paketiyle adaletsizlikler de büyümektedir. İktidarı, iddia ettiği gibi demokratik bir ülkede yaşıyorsak cezaevindeki gazetecileri özgür bırakmaya, gazetecilere yönelik fiziksel saldırıları engellemeye, sorumlularını bulup cezalandırmaya çağırıyoruz.

Tüm bu olumsuz koşullara karşın, mesleklerinin gerçek ruhuna kendilerini adamış olan gazeteciler, yaşam koşullarını ve özgürlüklerini tehlikeye atarak basın özgürlüğü önündeki engellerin ve sınırlamaların tümüyle ortadan kalkacağı, haberin serbest dolaşımının sağlanacağı güne kadar Türkiye’deki mücadelelerini sürdüreceklerdir.

Gazetecilik mesleğini onuruyla, evrensel ilkelerle yapmaya devam eden tüm meslektaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyoruz. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyunun bilgisine bir kez daha sunuyoruz.”

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın