Son haberler
İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dünya ekonomisi son 50 yılın en büyük büyümesini yaşayacak

Küresel ekonominin bu yıl yüzde 5,3 büyüyerek, neredeyse son 50 yılın en hızlı büyümesine ulaşması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) yayınladığı son rapora göre, küresel olarak uluslararası mal ve hizmet ticareti, 2020’deki yüzde 5,6’lık düşüşten sonra toparlandı.


Beklenen büyümenin bölgesel, sektörel ve gelir bakımından yüksek ölçüde eşitsiz olacağına da dikkat çeken UNCTAD, gelecek yıl ise büyümenin yavaşlayarak yüzde 3,6 düzeyine düşmesini bekliyor. Büyümedeki bu düşüş dünyada gelir düzeylerini koronavirüs salgını öncesi gelir düzeylerinin yüzde 3,7 altına indirecek.

UNCTAD raporunda, ekonomi yönetimlerinin sükunetlerini kaybeder ya da kuralların kaldırılması ve tasarruf politikalarına geri dönme şeklindeki yanlış tavsiyelere uyarlarsa, gelecek yıl beklenen büyümedeki yavaşlamanın daha fazla olabileceği uyarısında bulunuldu.

Raporda, büyüme artışının birçok gelişmiş ülkelerde kamu harcamaları kısıtlamalarının sona ermesine neden olurken, uluslararası kurallar ve pratiklerin gelişmekte olan ülkeleri salgın önceki önlemlere ve yarı daimi ekonomik stres durumuna mahkum ettiği belirtildi.


Güneydeki birçok ülkenin salgından küresel finansal krizden daha fazla etkilendiği belirtilen raporda, mali özerkliğe sahip olmamaları ve aşılara ulaşımlarının kısıtlı olmasının birçok gelişmekte olan ülkenin büyümesini engellediği, gelişmiş ülkelerle aralarındaki açığı artırdığı ve yeni bir “kayıp on yıl” ihtimalini artırdığı kaydedildi.

UNCTAD Genel Sekreteri Rebeca Grynspan, “canlanan çok taraflılığı yansıtan sınır politikaları olmadan salgın sonrası toparlanma eşit olmayacak ve zamanımızın değişikliklerini karşılamayacak” dedi.

UNCTAD raporunda salgından alınan derslerden çıkarılan bazı önerilerde de bulunuldu. Bu öneriler arasında borçların ödenmesinin koordineli olarak kolaylaştırılması hatta bazı durumlarda iptal edilmesi, mali politikaların gözden geçirilmesi, daha fazla politika koordinasyonu ve gelişmekte olan ülkelerin aşı geliştirmesine daha fazla yardım yapılması bulunuyor.

2030

Rapora göre, önemli başarısızlıklar olmasa bile, küresel üretim düzeyinin 2016-2019 dönemini yakalaması ancak 2030’da mümkün olacak. Gelir artışının salgından önce de yetersiz olduğunu, küresel yıllık büyümenin finansal krizden sonraki on yılda 1945’den bu yana görülen en düşük seviyede olduğu kaydedildi.

2008-2009 krizinden bu yana, önde gelen merkez bankalarının büyük para enjeksiyonuna rağmen enflasyon hedeflerinin tutturulamadığını belirten rapor, onlarca yıldır devam eden ücretlerdeki düşüşten sonra gelişmiş ülkelerdeki gerçek ücretlerin, ücretlerle kârlar arasında daha iyi bir denge sağlanmadan önce verimliliğin üstünde artması gerektiği vurgulandı.

Raporda, gıda fiyatlarındaki artışın Güney’in zayıf ülkelerine ciddi bir tehdit oluşturabileceği belirtildi.

Raporda “çok taraflılığın canlanma olasılığına” da dikkat çekildi. ABD’nin yeni özel çekim haklarını küresel minimum kurumlar vergisi ve aşıyla ilgili mülkiyet haklarının askıya alınmasını desteklediğini belirten rapor, “dünya yüksek küreselleşmenin aşırılıkları ve derinleşen çevre krizini zamanında ele alacaksa, bu önerileri diğer gelişmiş ülkelerin de güçlü biçimde desteklemesi gerektiğini” kaydetti.

UNCTAD küresel ekonomi için en büyük riskin ‘Kuzey’deki toparlanmanın, dikkatleri gelişmekte olan ülkelerin, zayıf ve kırılgan bir durumda kalmalarını engelleyecek uzun zamandır ihtiyaç duyulan reformlardan başka yöne çekmesi” olduğunu vurguladı.

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın