Son haberler
İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AB’ye ihracatta ‘Karbon Vergisi’ başlıyor!

Kaynak: AjansBizim

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, dünya çapında iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik şimdiye kadarki en kapsamlı ve iddialı yasa taslağı “Fit for 55” paketini 14 Temmuz’da açıkladı.


İzmir Enternasyonel Fuarı ile eş zamanlı olarak Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonuyla gerçekleştirilen “İzmir İş Günleri Programı”nda; Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında gerçekleşecek dekarbonizasyon süreci ele alındı.

Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz, Avrupa Birliği ile Türkiye’nin 143 milyar dolar ticaret hacmi olduğunu hatırlatarak, Yeşil Mutabakatı ana gündem maddesi olarak benimseyen EİB’nin faaliyetleri ve projeleriyle ilgili bilgi verdi.

AB ile ticaret alanında birçok sektörde önemli tedarikçi konumunda olduklarına işaret eden İşbırakmaz, ihracatçı birliklerin sektörel aksiyon planları ile düşük karbonlu ekonomi sürecini hızlandırmasının en önemli adımlar olduğunu kaydetti.


Küresel iklim rejiminin çerçevesini netleştiren Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında, birçok proje gerçekleştirdiklerini anlatan İşbıtakmaz, ”Sürdürülebilirlik Çalışma Grubumuz her geçen gün ajandasına yeni projeler ekliyor. Birliğimiz kapsamında sıfır atık sıfır atık belgesi aldık. BM inisiyatifi Global Compact’a Türkiye’den üye olan ilk İhracatçı Birliği olduk” dedi.

Düşük karbonlu kalkınmaya geçiş

EİB Sürdürülebilirlik Günleri başlığı ile Yeşil Anlaşma hakkında firmaları bilgilendirdikleri bir dizi eğitim programı organize ettiklerini anlatan İşbırakmaz, şu bilgiyi verdi:

”Türkiye’nin organik ürün ihracatının yüzde 75’i bölgemizden gerçekleştiriliyor. Organik sektörümüz Yeşil Mutabakat ve İklim Değişikliği konu başlıklarında iki projeye başvurdu. ‘Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi’ kapsamında da ürünlerimizin akredite olmuş laboratuvarlarda analizlerini yapıyoruz. Sanayi ve tarım sektörlerimizin çevreci ve düşük karbonlu kalkınmaya geçişini hızlandırmak için firmalarımıza Sürdürülebilir UR-GE projelerimizle destek veriyoruz.”

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması

“Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması”, kademeli olarak devreye girecek. 2023 yılında geçiş aşaması başlayacak ve 2025’te sona erecek.

Ülkelerin, “Sınırda Karbon Sertifikası” ile emisyonları karşıladığını göstermeleri gerekecek. Çimento, alüminyum, demir çelik, gübre ve elektrik gibi en yüksek karbon emisyonu ve riski olan sektörlerde başlayacak. İlk etapta bu ürünler etkilenecek. Böylelikle Türkiye ile AB arasında hem Gümrük Birliği içerisinde hem de uluslararası alanda işbirliği olacak.

Gümrük Birliği ve DTÖ kurallarıyla uyumlu, şeffaf ve adil olmalı

Haziran ayında AB’nin hedeflerini taahhüt haline getiren iklim yasası yürürlüğe girdi. Temmuz’da ise 2030 için belirlenen yüzde 55 karbon nötr hedefine uyarlanmış mevzuat paketi ortaya konuldu.

Türkiye, bu mekanizmanın Gümrük Birliği ve DTÖ kurallarıyla uyumlu olmasını, şeffaf ve adil olması gerektiğini, korumacı bir politika olarak uygulanmaması gerektiğini, çimento, demir, çelik, alüminyum gibi sektörlerde büyük dönüşüm gerektiren alanlarda finansman kaynaklarına erişim anlamında AB ile işbirliği içinde olma taraftarı…

Önümüzdeki günlerde döngüsel ekonomiye dair motorlu taşıtlar, elektrik elektronik, tekstil, konfeksiyon ve kimyasallar gibi sektörlerin dahil olduğu kapsamlı AB sektör stratejisi açıklanacak. İhracatımızda motorlu taşıtlar yüzde 70, tekstil yüzde 50, elektronik eşyalar yüzde 40 orana sahip.

Sanayi ürünlerinin Yeşil Mutabakat ile karşılaşabileceği önemli hususlar ve temel ihtiyaçlar; yeşil dönüşüm için uygun finansman kaynaklarının temini, AR-GE ve geri dönüşüm teknolojilerine erişim, temiz enerji ve yeşil temiz ulaşım imkanlarından yararlanılması olacak.

Pazara girişte karbon salınımın ölçülmesi, sertifikasyonu, yeniden üretime kazandırma, atık dönüşümü önemli unsurlar. Kimyasallarda ülkemizin AB ile mevzuat uyumlu politika ve uygulamalarını oluşturması, EKO etiketleme kriterlerinin karşılanması gerekecek.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin temelinde Yeşil Mutabakat var

Sürdürülebilirlik kapsamında AB’nin ortak tarım politikası, sürdürülebilir bir gıda sistemi oluşturacak şekle dönüştürülecek.

Kimyasal pestisitler, gübreler ve antibiyotiklerin kullanımını ciddi oranda azaltılacak. Organik tarımın artırılması ve üretimden tedariğe kadar çevresel ayak izi konusunda tüm taraflara bilgi sağlanması için dijital takip sistemi kurulacak.

Enerji sektörünün yenilenebilir enerji üzerine kurulması, hidrojen kullanımının yaygınlaştırılması, inşaat sektöründe enerji verimliliğini artırmak için yenileme dalgası başlatılacağı da açıklandı.

AB, Aralık 2020’de açıkladığı ”Sürdürülebilir ve Akıllı Ulaşım Stratejisi” ile ulaşım kaynaklı emisyonları yüzde 90 oranında azaltmayı amaçlıyor. 2035’te fosil yakıtlı araçların üretiminin durdurulması hedefleniyor.

Küresel işbirliği yönünde bir inisiyatif var. AB yeşil dönüşüm çerçevesinde tüm ticari anlaşmalarına hükümleri ekliyor. Japonya, Vietnam, İngiltere ile yapılan anlaşmalar buna örnek. Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği güncellemesinde de aynı düzenleme olabilir.

Birleşik Krallık’ın sürdürülebilirlik politikası

Birleşik Krallık, yeşil dönüşüm için 12 milyar pound civarında yeni yatırım yapmayı planlıyor. Aynı zamanda yeşil ekonomiye uygun faaliyet gösterecek 250 bin istihdam sağlanacak. 2050 yılına kadar net sıfır emisyon taahhüdünü ortaya koyan ilk büyük ölçekli ekonomi durumunda.

31 Ekim-12 Kasım’da Glasgow’da Birleşik Krallık ev sahipliğinde Taraflar İklim Değişikliği Konferansı “COP26” zirvesi düzenlenecek. Böylelikle gelişmeleri domine eden bir ülke haline gelmede önemli bir rol üstlenecek.

Yeşil büyüme projelerine 2 milyar pound’luk bir finansman ayrılmış durumda. Birleşik Krallık; plastik sektöründe 2022 yılının Nisan ayından itibaren gerek içerde üretilecek gerek ithal edilecek plastik ürünlerde kullanılacak hammaddenin en az yüzde 30’luk kısmının geri dönüştürülen hammaddelerden elde edilen bir mal olmasını, ürün olmasını zorunlu kılıyor.

Avrupa Yeşil Mutabakatı Rusya’nın ihracatı ve üretimi için riskler taşıyor

Rusya’nın ihracatının ve ithalatının yüzde 35’i AB ülkeleriyle gerçekleşiyor. Rus ekonomisinin 2013’te ihracatının yüzde 71’i enerji kaynaklıyken 2020’de bu rakam yüzde 42, 2021’de yüzde 44’te seyrediyor.

Rusya, 2020 yılında 12 milyar dolar civarında kömür ihracatı gerçekleştirdi. Bunun yüzde 20’si AB’ye yönelik. 2013-2021 yılları arasında maden kömürü üretimi yüzde 30 arttı. Dolayısıyla Rusya, ”karbon ayak izi” üretiminde büyüyor.

Karbon kaçağı olma ihtimali olan ürünler; enerji yoğun sektörler olan demir çelik, alüminyum, kauçuk, plastik ürünleri, gübre ve kağıt Rusya’nın ihracatında çok önemli paya sahip. Avrupa Yeşil Mutabakatı Rusya’nın ihracatı ve üretimi için riskler taşıyor. Paris Anlaşması ile tarafların 2030 yılında tüm yükümlülükleri getirmeleri halinde Rusya’nın enerji ihracatının yüzde 20 düşeceği öngörülüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın