Son haberler
İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Koltuk krizi! Leyen: Kadın olarak incinmiş hissettim


Ankara ziyaretinde yaşadığı protokol kriziyle ilgili konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Bir kadın olarak, bir Avrupalı olarak incinmiş ve yalnız hissettim” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 6 Nisan’daki Ankara ziyaretinde yaşanan protokol kriziyle ilgili değerlendirmede bulundu.


Avrupa Parlamentosu’nda konuşan von der Leyen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel yan yana koltuklarda otururken kendisinin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun karşısında kanepede oturtulmasına yönelik tepkisini yinelerken “Bir kadın olarak, bir Avrupalı olarak incinmiş ve yalnız hissettim” dedi.

AB-Türkiye ilişkileri üzerine gerçekleştirilecek oturum öncesi açıklamalarda bulunan Alman siyasetçi, Ankara’da yaşanan olayın, kadın siyasetçilere yönelik küçümsemeyi ve AB’nin cinsiyetçilikle mücadele etmesi gerektiği gerçeğini gözler önüne serdiğini söyledi.

“Gördüğü muameleyle ilgili olarak Avrupa antlaşmalarında hiçbir gerekçe bulamadığını” ve neden Michel’den farklı bir muamele gördüğüne anlam veremediğini belirten Avrupa Komisyonu Başkanı, “Bu yüzden bunun sadece kadın olduğum için yaşandığı sonucuna varmak zorunda kalıyorum” diye ekledi.


Avrupa Komisyonu’nun ilk kadın başkanıyım. Avrupa Komisyonu’nun başkanıyım. Ve Türkiye’yi ziyaret ederken de bu doğrultuda muamele görmeyi bekliyorum. Ama görmedim” diyen von der Leyen “Bu, kadınlara her yerde ve her zaman eşit şekilde davranılması için daha gidecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor” ifadesini kullandı.

Ankara’daki olayın medyadaki yankılarının ardından bazı Avrupalı yetkililer, Michel’in diplomatik hiyerarşide von der Leyen’in üstü olduğunu vurgulamıştı. Ancak von der Leyen’in daha sonra Brüksel’de ikili görüşme gerçekleştirdiği Michel’e, “bir daha asla böyle bir duruma izin vermeyeceğini” açıkça ifade ettiği bildirmişti.

AVRUPA’YI DA ELEŞTİRDİ

Von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında da “Türkiye ile diyaloğa yeniden başlanması” için kadın haklarına saygının bir ön koşul olması zorunluluğunu dile getirirken Avrupa’nın kendisinin de bu konuda atacak adımları olduğunu söyledi.

Ankara’daki olayın kameralar karşısında gerçekleştiğini ve böylece görüntülerin tüm dünyada manşetlere taşınabildiğini hatırlatan von der Leyen maalesef birçok kadının bu kadar şanslı olmadığının altının çizdi. Milyonlarca kadının aksine kendisinin bu haksızlıklara karşı mücadele edebilme şansı olduğunu ve bu nedenle kendini ayrıcalıklı hissettiğini belirten von der Leyen, her gün gözlerden uzakta binlerce çok daha ciddi olayın yaşandığını ifade etti.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ELEŞTİRİSİ

İstanbul Sözleşmesi’nin böyle olayların ifşa edilmesinin sağlanması açısından önemli bir araç olduğunu söyleyen Avrupa Komisyonu Başkanı, Türkiye’nin bu anlaşmadan çekilmesinin “korkunç bir sinyal” olduğunu dile getirdi.

Bazı AB ülkelerinin ise bu sözleşmeyi hiç onaylamamış olmasının ise kabul edilemez olduğunu belirten von der Leyen, bazıların da Türkiye gibi çekilmeyi düşündüğünü hatırlattı. Von der Leyen, bazı başkentlerin direnmesine karşın AB’nin de bu sözleşmeye taraf olması için bir yol bulmaya çalışacağını söyledi.

Türkiye’nin kadın hakları dışında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına saygı göstermesi ve Doğu Akdeniz’de tansiyonu daha da düşürmesinin de şart olduğunu ifade eden von der Leyen, “Bunlar Türkiye ile ekonomik işbirliğini derinleştirme koşullarımız” dedi.

MICHEL ÖZÜR DİLEDİ

Avrupa Parlamentosu’nda konuşan AB Konseyi Başkanı Michel ise Ankara’da yaşanan olaydan ötürü özür diledi. Michel, oturduğu koltuktan kalkması gerektiğini ancak Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin olduğu bir dönemde daha büyük bir diplomatik soruna yol açmaktan çekindiğini belirtti.

Bu olayın birçok kadını rencide ettiğini fark ettiğini söyleyen Michel, kadınlar eşit hak mücadelesi için tam destek sözü verdi.

Michel ayrıca, Ankara’daki ziyarette Türk yetkililere hukukun üstünlüğü, temel haklar, İstanbul Sözleşmesi, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve siyasi partilerin hedef alınması gibi konulardaki “derin endişelerini” ilettiklerini ve bu konulardaki olumsuz tablonun sürmesi hâlinde Türkiye ile daha derin ilişkiler kurulmasının zor olduğunu söyledi.

Kaynak: DW Türkçe

İlk yorum yapan siz olun

Yorum Yapın